İnsanoğlu tuhaf bir varlık. Elindekine bakmak yerine, hep ulaşamadığına gözünü diker. Hep bir “daha” vardır zihninde.
Daha güzel bir ev, daha iyi bir araba, daha yüksek bir maaş, daha prestijli bir iş
Sanki hayat, hep bir sonraki durakta başlayacakmış gibi yaşar.
Bugün ise sadece bir bekleme salonudur onun için. O beklenen “daha” geldiğinde de bu kez başka bir “daha” doğar. Çünkü mesele sahip olmak değil, tatmin olabilmektir. Ve ne yazık ki insan, çoğu zaman tatmini geleceğe erteler.
“Biraz daha kazanayım rahat edeceğim.” “Şu işi de halledeyim, sonra keyfime bakacağım.” “Emekli olayım, asıl o zaman yaşayacağım.”
Ama o “sonra”lar bir türlü bugüne dönüşmez.
İnsan, emekliliği beklerken gençliğini harcar. Baharın gelişini özlerken kışın dinginliğini kaçırır. Hep bir sonraki mevsimi beklerken, içinde bulunduğu zamanı ıskalar.
Ama hayat, ertelenen bir şey değildir. En güzel gün, aslında en sıradan sandığımız gündür.
Sabah uyanıp bir işe gidebilmek, bir amaçla yola çıkmak… Dostlarla kurulan bir sofrada kahkahaya karışmak… Bir deniz kenarında oturup dalgaların sesini dinlemek, kuşların kanat çırpışını fark etmek…
Ve işte tam da burada, hayatın gizli mucizesi yatar.
Sıradan anlarda saklı mutlulukları fark edebilmek, küçük detayların büyüsünü yakalayabilmektir.
Çünkü her gün, bir başka “en güzel gün”e dönüşebilir; yeter ki biz, şu anın farkına varalım.
Mutluluk, büyük olayların içinde değil; fark edilen anların içindedir. Ve belki de sorun, hayatın bize yetmemesi değil… Bizim, hayatın sunduklarını görmeyi ertelememizdir.
En güzel gün, tam da şu andır; fark ettiğimiz, değer verdiğimiz, soluduğumuz bu gündür. Ve işte mutluluğun kapısı, bu anı fark ettiğimizde aralanır.
Dilerim ki siz de her sabah, şu anda sahip olduğunuz anın kıymetini bilin.
Dilerim her gün, iç huzurunuzu bulduğunuz, küçük mucizelere şükrettiğiniz bir gün olsun.
Ve her yeni gün, size mutluluğun en saf halini getirsin.

Günün güzel sözleri, çok teşekkürler.
Kaleminize ve yüreğinize sağlık… Ne kadar haklısınız; bizler hayatı hep bir ‘provalar silsilesi’ sanıyoruz, oysa sahnedeyiz ve perde çoktan açıldı.
Siz bu yazıyla bize, mutluluğun varılacak bir liman değil, yolculuğun ta kendisi olduğunu o kadar zarif hatırlatmışsınız ki… ‘En güzel gün, en sıradan sandığımız gündür’ cümleniz, her sabah yeniden okunacak bir hayat manifestosu gibi.
İyi ki varsınız. 🙏
Sertan
Harika bir yazı, teşekkürler.
İyiki varsiniz
Raife
Yıreğine sağlık döktürmüşsün,sevgiler
İnsanın öleceği güne kadar yaşayacağı her saniye bir film gibi yaratılmıştır , kader değişmez, bu yüzden hiçbirşeyi değiştirme şansımızın olmadığı bu dünyada olana razı olmayı çok güzel anlatmışsın….
Ah keşke becerebilsek anda kalmayı
Kaleminize sağlık
Yine çok beğendim. Net ve anlaşılır şekilde yazılmış. Farkındalık sağladı yine bana.
Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.