Cumartesi, 31 Ekim 2026 31.10.2026
13°C
USD 49,65
EUR 55,60
Altın 6.385
Benzin 76,80
Dizel 97,20

Affetmek Sandığımız…

Affetmek Sandığımız…

Son zamanlarda herkes aynı cümleleri söylüyor:
“Affet… Rahatla… Hafifle…”
Sanki insan kalbi bir tuşla yenilenebiliyormuş gibi.
Sanki yaşanan ne varsa, tek nefeste silinebiliyormuş gibi.

Oysa affetmek böyle bir şey değildir.

Affetmek; olanı yok saymak, unutmak, görmezden gelmek değildir.
Affetmek bir duyguyu bastırmak hiç değildir.
Affetmek, o duyguyla artık savaşmaktan vazgeçmektir.

Yaşadığın acıya bir süre yer açarsın,
o acının sende bıraktığı izi anlarsın, kabul edersin ve bundan bir şeyler öğrenirsin.
Sonra o yerin kapısını yavaşça kapatabilirsin.
Böyle bir şeydir affetmek.

“Sen haklıydın” demek değildir affetmek.
“Ben artık orada kalmamayı seçiyorum” demektir.

Bazen affettiğin kişiyi yeniden hayatına almazsın.
Bazen affettiğini söylemezsin bile.
Bazen affettiğin kişi çoktan hayatını kaybetmiştir.
Çünkü affetmek, karşı tarafa değil, kendi içindeki ağırlığa verdiğin bir karardır.

İnsanın geçmişi değiştirmek gibi bir gücü yoktur.
Ama geçmişin bugüne vurma şeklini değiştirebilir.
Affetmek biraz da budur:
Geçmişin elini elimizden usulca çekmek.

Affetmek, sadece acıyı hafifletmek değildir;
Bazen sessiz bir zaferdir, kendine dönmektir.
Bazen ise, yıllarca taşınan bir yükü bırakıp, gözlerini yeni ufuklara çevirmektir.
Affetmek, kendi içindeki fırtınaya dur demek, rüzgârı yönlendirebilmektir.
Ve o fırtına dindiğinde, insan ilk kez nefesin tadını çıkarabilir.

Her affetme eylemi, bir kapı açar;
Bazıları sessizdir, fark etmezsin.
Bazıları ise hayatına yeni bir yol bırakır.
Ama hepsi aynı şeyi öğretir:
İçimizdeki çivi, ne kadar sağlam olursa olsun, onu fark edip çıkarmak; kapının yeniden kapanmasına izin vermek bizim elimizdedir.


Yaşlı bir usta ve çırağı, yıllardır kapanmayan bir kapıyı tamir etmek için eski bir eve giderler.
Çırak kapıyı kaldırır, iter, çeker, menteşeleri yağlar…
Ama kapı bir türlü yerine oturmaz.

Usta sessizce yaklaşır:
“Evlat” der, “mesele kapının kendisi değil.”

Kapının tam orta yerinde, yıllar önce çakılmış bir çivi durmaktadır.
Çivi eskimiş, paslanmış, çürümüş ama hâlâ oradadır.
Kapı her kapanmak istediğinde, o çivi yoluna engel olur.

Usta çiviyi çıkarır, pasını siler ve kapıyı nazikçe iter.
Kapı bu kez hiçbir direnç göstermeden kapanır.

Çırak şaşkınlıkla sorar:
“Usta… Onca zaman kapıyı bu küçük çivi mi tutuyormuş?”

Usta tebessüm eder:
“İnsan da bazen yıllarca bir çiviyi taşır içinde.
Çiviyi görmez, kapıyı suçlar.
Ama bir gün gelir, o çivinin artık işe yaramadığını anlar.”

Çırak düşünceli bir sesle sorar:
“Affetmek çiviyi çıkarmak mıdır usta?”

Usta kapıya dokunur:
“Affetmek, çiviyi çakana hak vermek değildir.
O çivinin kalbinde durmasına izin vermemeye karar vermektir.”

Evin dışına çıktıklarında, çırağın dikkatini bir şey çeker:
Kapı kapanınca ev birden sessizleşmiştir.
Rüzgâr artık içeri girmemekte, soğuk vurup durmamaktadır.

Çırak usulca fısıldar:
“Usta… Kapı kapanınca ev de huzur buldu.”

Usta başını sallar:
“Affetmek de öyledir evlat…
Kapıyı kapatamazsan, rüzgâr hep içeri girer.”


Hepimizin mutlaka affedemediği birileri vardır.
Bazen o kişiyle karşılaşmamış, bazen zaman geçirmiş, bazen de sadece içinde bir çivi olarak taşımışızdır.
Affetmek, ille de karşı tarafa bir mesaj göndermek değildir; bazen sadece içimizde bir ilk adımı atmaktır.
O adımı atmak, yükü biraz olsun bırakmak, kalbin kendi nefesini bulmasına izin vermektir.
Ve işte o an, fark edersin ki affetmek, en çok kendine verdiğin bir armağandır.

İyi haftalar dilerim.

6 Yorum

  1. Yine şahane bir yazı olmuş. Hayat bazen ardında bırakabilmektir. Yazılarınızdaki örneklemeleri çok iyi buluyorum, bilinmedik, alışılmışın dışında ve merak uyandırıcı.
    kaleminize, yüreğinize sağlık.

  2. Belki de kendinden özür dilemektir affetmek … kaleminize, yüreğinize, dilinize sağlık 🙏

  3. Harikasın mim koyuyorum yazının üzerine eline, kalemine, emeğine sağlık. Kocaeli çok şanslı seni okuyabildiği için

  4. Yine harika bir yazı .. Kendime değer verdiğim için affetmeyi seçiyorum teşekkür ederim

  5. Akıcı bir yazı arkasından gelen harika bir hikaye. Kendimden çok şey buldum🌸🌸

  6. Güzel yüreğine kalemine sağlık.
    Bana iyi gelmeyenleri affetmiyorum…
    Senin güzel ruhuna kalbine benzemek isterdim ama bazı yaşanmışların affı olmuyor..
    Fazla değer başı öne eğer
    Değer bilenlerlerle karşılaşmak dileğiyle.🫂