Pazartesi, 2 Kasım 2026 02.11.2026
13°C
USD 49,65
EUR 55,60
Altın 6.385
Benzin 80,90
Dizel 100,80

Sağlık Adına Yapılan Sessiz Hatalar

Sağlık Adına Yapılan Sessiz Hatalar


Bugün “sağlıklı olmak” neredeyse ahlaki bir ölçüt haline geldi. Ne yediğimiz, ne zaman yediğimiz, ne kadar hareket ettiğimiz; hepsi karakterimizle eşleştiriliyor. Daha kontrollüysen daha “iyi”, daha disiplinliysen daha “başarılı” sayılıyorsun.
Ama burada garip bir çelişki var: Sağlık adına yaptığımız pek çok şey, bizi daha sağlıklı değil; daha gergin, daha suçlu ve daha yorgun hale getirebiliyor.
Sorun sağlığa önem vermek değil.
Sorun, sağlığı bir kontrol alanına dönüştürmek.
Açlığı bastırmayı başarı sanmak
Aç hissetmemek, öğün atlayabilmek, “kendini tutabilmek” çoğu zaman takdir edilen bir şey. Oysa açlık, bastırılması gereken bir zayıflık değil; bedenin en temel sinyallerinden biridir.
Açlığı sürekli susturmak, bedeni eğitmek değil, bedeni yok saymaktır.
Bedenin sesi kısıldıkça kontrol artmaz; tam tersine, kopuş başlar.
Sürekli kendini denetlemek
Kaloriler, saatler, adımlar, listeler…
Elbette farkındalık değerlidir. Ama farkındalık başka, sürekli denetim başka bir şeydir.
Her lokmayı zihinsel bir muhasebeye çevirdiğinizde, bedenle güven ilişkisi kuramazsınız.
Kontrol arttıkça güven azalır.
Güven azaldıkça sürdürülebilirlik kaybolur.
“Kaçamak” sonrası kendini cezalandırmak
Bir öğün fazla yendiğinde ekstra egzersiz yapmak, ertesi gün öğün atlamak ya da gün boyu suçlulukla dolaşmak çok yaygın. Bunların çoğu “denge sağlama” adı altında yapılır.
Ama burada denge değil, ceza vardır.
Sağlık, telafi edilmesi gereken bir suç değildir.
Her şeyin en doğrusunu aramak
En temiz içerik, en doğru yağ, en ideal saat…
Bilgi arttıkça huzurun artması beklenir, ama çoğu zaman tam tersi olur.
Çünkü “en doğru” arayışı hiç bitmez.
Standart yükseldikçe insan kendini sürekli yetersiz hisseder.
Sağlık, ulaşılması gereken bir zirveye değil, yaşanabilir bir sürece dönüşmelidir.
Asıl mesele: İlişki
Sağlık; sadece ne yediğimizle değil, bedenimizle nasıl bir ilişki kurduğumuzla ilgilidir.
Sürekli kontrol edilen, cezalandırılan, güvenilmeyen bir beden uzun vadede sağlıklı kalamaz.
Bedenle savaşarak kazanılan hiçbir sağlık kalıcı değildir.
Belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Sağlık adına yaptıklarımız hayatımızı genişletiyor mu, daraltıyor mu?
Beslenme düzenimiz bozulduğunda sadece plan mı bozuluyor, yoksa kendimize bakışımız da mı?
Bu sorular rahatsız edici olabilir.
Ama bazen gerçek sağlık, tam da bu rahatsızlıktan başlar.

Uzman Diyetisyen Fatma SarıçamWeb sitesi: https://fatmasaricam.com

https://www.instagram.com/dyt.fatmasaricam/