“Kimseden bir şey bekleme; güzel şeyler yalnız Allah’tan gelir.”
Hayatta yaşadığımız kırgınlıkların büyük bir kısmının temelinde beklentiler yatar. Bir dosttan vefa, bir akrabadan ilgi, bir eşten anlayış, bir evlattan teşekkür bekleriz. Beklentilerimiz karşılanmadığında ise hayal kırıklığına uğrar, üzülür ve hatta öfkeleniriz.
Oysa insan, sınırlı ve kusurlu bir varlıktır. Bugün yanımızda olan biri yarın uzaklaşabilir. Bugün bize destek veren biri yarın kendi sıkıntılarıyla meşgul olabilir. İnsan değişebilir; şartlar değişebilir. Bu yüzden mutluluğu insanların davranışlarına bağlamak, hayatımızı sürekli iniş çıkışlarla yaşamamıza neden olur.
Beklentisiz olmak, sevgisiz ya da ilgisiz yaşamak demek değildir. Aksine iyiliği karşılık beklemeden yapabilmektir. Çünkü yapılan iyiliğin karşılığını yalnız Allah’tan bekleyen kişi, insanların tavırlarından daha az etkilenir.
Bir düşünün… Bir arkadaşınıza zor zamanında destek oldunuz. Gün geldi sizin desteğe ihtiyacınız oldu ama aynı ilgiyi göremediniz. Eğer yaptığınız iyiliğin karşılığını ondan bekliyorsanız kırılırsınız. Ama “Ben bunu Allah rızası için yaptım.” diyorsanız gönlünüz daha huzurlu olur.
Bir anne düşünelim. Çocuğu için yıllarca fedakârlık yapar. Gün gelir çocuğu yoğun hayatı nedeniyle annesine istediği kadar vakit ayıramaz. Anne sevgisini karşılık beklentisi üzerine kurarsa üzülür. Ama sevgisini Allah’ın emaneti olarak görürse kalbindeki huzur daha kalıcı olur.
İş hayatında da durum farklı değildir. Çalışırsınız, emek verirsiniz ve herkesin sizi takdir etmesini beklersiniz. Beklediğiniz övgüyü alamayınca moraliniz bozulur. Oysa görevini en iyi şekilde yapıp sonucunu Allah’a bırakan kişi, insanların alkışına değil vicdanının rahatlığına değer verir.
Elbette insan bazen ilgi görmek, sevilmek ve değer verilmek ister. Bu çok doğaldır. Ancak mutluluğumuzu yalnızca insanların bize nasıl davrandığına bağladığımızda, hayatımızın kontrolünü başkalarının eline vermiş oluruz.
Beklentisiz yaşamak; umutsuz yaşamak değildir. İnsanlardan değil, Allah’tan umut etmektir. Çünkü insanlar bazen unutur, bazen yorulur, bazen de imkân bulamaz. Allah ise kulunu hiçbir zaman unutmaz.
Hayatın huzuru, insanlardan beklentiyi azaltıp Allah’a güveni artırabilmektedir. Çünkü gerçek huzur, insanların vereceklerinde değil; Allah’ın lütuf ve rahmetindedir.
Belki de daha mutlu bir hayatın sırrı, şu cümlede saklıdır:
“İnsanlardan beklentini azalttıkça kırgınlıkların azalır; Allah’a tevekkülün arttıkça huzurun çoğalır.”
l

Beklentiler yoruyor. Ama beklentisiz de olmuyor
Ne güzel yazmış içimi yazıya dökmüş
O kadar güzel anlatmışsınızki her bir satırı bizden bir parça anlatıyor teşekkürler bu güzel yazı için
Az beklenti fazla mutluluk 🌸🩷
Beklentiyi azaltıp şükrü artırınca huzur gerçekten çoğalıyor
Her zaman ki Hayat Felsefem👏🏻
Ahh kaleminize sağlıkkk kalbime dokunduuu 🫠
O kadar doğru ki her bir cümlesi. İnsanlardan birşeyler bekleyerek yaşamak çok daha yorucu. Emeğine kalemine sağlık
Bayıldımmmm çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık
Çok güzel anlatılmış çok şey
Çok güzel emeğinize sağlık, aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz…