Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Anne Şehir Merkezleri, vatandaşlara oruç sürecinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları konusunda kritik uyarılarda bulundu. Diyetisyen Seren Avcı Tatlısevim, uzun süren açlık döneminde vücudun dengesini korumanın, doğru ve bilinçli bir beslenme planlamasından geçtiğini vurguladı. Tatlısevim, bu özel dönemde dikkat edilmesi gereken önemli püf noktalarını kamuoyuyla paylaştı.
SAHURU İHMAL ETMEYİN
Diyetisyen Seren Avcı Tatlısevim, Ramazan’da yaklaşık 12-13 saat süren açlık periyoduna dikkat çekerek, sahur öğününün kesinlikle atlanmaması gerektiğini belirtti. Tatlısevim, “Sahur yapılmadığında kalori açığı oluşur ve kilo kaybı yaşanabilir. Ancak buradaki temel hedef, sağlıklı bir şekilde, yağdan kilo vermek olmalıdır. Sahuru ihmal etmek, kas kaybına yol açabilir” ifadelerini kullandı. Sahurda özellikle protein ağırlıklı bir kahvaltının önemine değinen Tatlısevim, yumurta, peynir, süt ve kefir gibi uzun süre tok tutan gıdaların tercih edilmesini önerdi. Ayrıca, kan şekerini hızla yükselten reçel, bal, pekmez ve turşu gibi besinlerden uzak durulması, beyaz ekmek yerine tam tahıllı ürünlerin seçilmesi gerektiğini vurguladı.
İFTARDA DENGELİ GEÇİŞ
İftar sofralarında doğru başlangıcın su ile yapılması gerektiğini belirten Diyetisyen Seren Avcı Tatlısevim, ardından hurma veya zeytin gibi hafif iftariyelikler ve çorba ile devam edilmesini tavsiye etti. Çorbadan sonra 10-15 dakikalık bir mola verilmesinin sindirim sağlığı açısından kritik olduğunu vurgulayan Tatlısevim, “Uzun süren açlığın ardından mideyi aniden yormamak büyük önem taşıyor. Çorba sonrası verilen kısa bir ara, sindirim sistemini rahatlatır. Bu sürede namaz kılmak veya sofrayı düzenlemek gibi küçük aktiviteler, sağlıklı bir geçiş sağlar. Ana yemeklerde ise kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirilmiş yemekler tercih edilmelidir” şeklinde konuştu.
TATLI VE SU TÜKETİMİNE DİKKAT
Tatlı tüketimi konusunda da uyarılarda bulunan Diyetisyen Tatlısevim, haftada bir kez, bir porsiyon sütlü tatlının tercih edilebileceğini, ancak şerbetli tatlılardan kesinlikle uzak durulması gerektiğini ifade etti. Tatlı hazırlarken kişi sayısına göre porsiyon ayarlamanın önemine vurgu yaparak, “Eğer dört kişilik bir aileyseniz, dört porsiyonluk tatlı hazırlayın. Aksi takdirde, kalan tatlı ertesi gün de tüketilerek üst üste tatlı yeme alışkanlığına yol açabilir” dedi.
Ramazan ayında en sık karşılaşılan şikayetlerden olan halsizlik ve baş ağrısının temel nedenlerinden birinin yetersiz su tüketimi olduğunu belirten Tatlısevim, iftar ile yatış saati arasında en az 1,5 litre su içilmesi gerektiğini söyledi. Sahurda da yeterli su tüketimiyle günlük ihtiyacın tamamlanabileceğini vurgulayan diyetisyen, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını, hatta her kahve tüketimi için ekstra su içilmesi gerektiğini hatırlattı. Günlük çay ve kahve tüketiminin de belirli sınırlar içinde tutulması gerektiği uyarısında bulundu.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Anne Şehir Merkezleri, Ramazan ayının sadece aç kalma dönemi olmadığını, aynı zamanda bedeni koruma ve bilinçli beslenme sürecini de kapsadığını hatırlattı. Diyetisyen Tatlısevim, bu önemli noktaya değinerek, “Ramazan, yalnızca belirli bir süre aç kalıp sonrasında arzu edilen her şeyi tüketmek anlamına gelmez. Asıl mühim olan, bedenimizin ihtiyaçlarına özen göstermek, sağlığımızı bu süreçte korumak ve geliştirmektir. Herkese hayırlı bir Ramazan ayı dilerken, beden sağlıklarını ihmal etmemeleri yönünde tavsiyelerde bulunuyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.


