Yıllardır tatamideyim. Nice çocuk geldi geçti ellerimin arasından. Kimi içine kapanıktı, kimi öfkesini kontrol edemiyordu, kimi ise sessizce zorbalığa maruz kalıyordu. Tekvando bana sadece bir spor dalı değil; hayata, insana ve özellikle çocuklara dair güçlü bir gözlem alanı sundu.
Bugün akran zorbalığı, okullarda ve sosyal hayatta en çok konuşmamız gereken sorunlardan biri. Zorbalık yalnızca fiziksel değildir; sözle, bakışla, dışlamayla, sosyal medya üzerinden de yapılır. Ve çoğu zaman en çok zarar görenler, sesini çıkaramayan çocuklardır.
Bir antrenör olarak şunu çok net söyleyebilirim:
Zorbalık, güçten değil; güçsüzlük hissinden doğar. Kendini ifade edemeyen, sınırlarını bilmeyen, saygıyı öğrenememiş çocuklar zorbalığa yönelir ya da zorbalığa boyun eğer.
İşte tam bu noktada eğitim ve spor birlikte devreye girmelidir. Okulda verilen akademik eğitim kadar; çocukların bedenini tanıdığı, kendine güvendiği ve disiplin kazandığı alanlara da ihtiyacı vardır. Tekvando, bu anlamda sadece bir savunma sanatı değil; saygıyı, öz disiplini, sabrı ve kendini kontrol etmeyi öğreten bir yaşam okuludur.
Tatamide çocuklara ilk öğrettiğimiz şey tekme atmak değildir. Selam vermeyi, rakibe saygıyı, kaybetmeyi kabullenmeyi ve kazandığında kibirlenmemeyi öğretiriz. Çünkü gerçek güç; karşındakini yenmek değil, kendini kontrol edebilmektir.
Zorbalığa maruz kalan çocuklar spora başladığında, ilk değişen şey duruşları olur. Omuzları dikleşir, gözleri yere bakmaz. Çünkü artık kendini savunabileceğini bilir, ama asıl önemlisi kendine inanmayı öğrenir. Zorbalık yapan çocuklar ise sporda sınırlarını, kuralları ve saygıyı öğrenir. Gücün bir sorumluluk olduğunu fark eder.
Elbette spor tek başına mucize değildir. Aile, okul ve öğretmen desteği olmadan kalıcı çözüm mümkün değildir. Ancak eğitimle desteklenen spor, çocukları hem bedenen hem ruhen güçlendirir. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirir.
Bugün şuna yürekten inanıyorum:
Bir çocuğa doğru zamanda verilen spor disiplini, onu hem zorba olmaktan hem de zorbalığa maruz kalmaktan korur.
Akran zorbalığıyla mücadele etmek istiyorsak; çocuklara sadece “yapma” demek yetmez. Onlara kendilerini tanıyacakları, sınırlarını öğrenecekleri ve güçlü hissedecekleri alanlar açmalıyız. Eğitimle birlikte spor, bu mücadelenin en sağlam yoludur.
Çünkü güç, vurmak için değil; korumak içindir.
