Kocaelili gazeteci-yazar Mevlüt Soysal’ın merakla beklenen yeni romanı “Satu Mare’de Dinle Beni” okurlarıyla buluştu. Soysal, Kanes Yayınları etiketiyle çıkan bu eserinde, Romanya ile Macaristan arasında yer alan tarihi Satu Mare kentini mekan olarak seçiyor. Roman, bir kadın ve bir erkeğin hem fiziksel hem de içsel yolculuğunu derinlemesine ele alıyor.
Varoluşsal Bir Yolculuk
Edebiyat dünyasında uzun yıllardır roman ve oyunlarıyla tanınan Mevlüt Soysal, yeni kitabı “Satu Mare’de Dinle Beni” ile “Gerçek bir varoluş için neye ihtiyaç var?” sorusuna yanıt arıyor. Yazar, bu yönüyle varoluşçuluk felsefesine temas eden güçlü bir anlatı kurarak, bireyin kendini anlama ve anlamlandırma çabasını merkeze alıyor. Romanda, müzeler, opera binaları ve kutsal mekanlar gibi Satu Mare’nin kültürel dokusu eşliğinde ilerleyen hikaye, kadın ve erkek karakter arasındaki çatışma üzerinden şekilleniyor. Felsefeden edebiyata, tarihten mimariye uzanan çok katmanlı anlatım, karakterlerin yaşama dair sorgulamalarını derinleştiriyor.
İçsel Dönüşüm ve Şehrin Rolü
Daha önce “Delilik Salgını”, “Babamla Ben”, “Dünün Birinde” gibi birçok önemli esere imza atan Soysal, yeni romanında içsel dönüşüm temasını daha yoğun bir şekilde işlediği belirtiliyor. Kitabın tanıtım bülteninde yer alan ifadeler, şehirlerin insan üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekiyor: “Şehir, insanı içine, özüne, benliğine ulaştıran yönetmendir. Ve o sahnede insan, yalnızca kendisini oynamaktadır. Bazen şehir, insanı yeniden doğuran annedir.” Bu bağlamda, “Satu Mare’de Dinle Beni”, insanın kendi içindeki arkeolojik buluntusu ve kendine dönük yolculuğu olarak okuyucuya sunuluyor.

