Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı, dünya edebiyatının tanınan isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Etkinlik kapsamında kitapseverlerle bir araya gelen Kolombiyalı gazeteci ve yazar Silvana Paternostro, “Romanlarla Tarih Okuması: Yüz Yıllık Yalnızlık” temalı söyleşide edebiyat ile geçmiş arasındaki bağı değerlendirdi. Paternostro, anlatı sanatı ile tarihi kayıtların birbirinden koparılamayacağını dile getirdi.
BÜYÜLÜ GERÇEKÇİLİK VE YAŞAM DÖNGÜSÜ
İnsan yaşamında somut gerçekler ile kurgunun sürekli iç içe geçtiğini belirten Paternostro, Gabriel Garcia Marquez’in benimsediği büyüleyici anlatım tarzına dikkat çekti. Yaşamın hem somut hem de hayal ürünü ögeler barındırdığını vurgulayan yazar, insanların bu parçaları bir araya getirerek kendi hikâyelerini ve hayatlarını tamamladıklarını ifade etti.
SÖMÜRGE DÜZENİ VE KADINLARIN DURUMU
Eserlerinde ele aldığı toplumsal meselelere değinen Paternostro, Latin Amerika coğrafyasında ve kendi memleketinde süregelen adaletsizliklerin altını çizdi. Kara para aklama çarkı ile yeni sömürgecilik dinamiklerinde ABD’nin de sorumluluğu bulunduğunu aktaran gazeteci, mevcut çarpık düzenin en büyük mağdurunun kadınlar olduğunu ve resmi verilerin de bu riski doğruladığını kaydetti.
GAZETECİLİK İLE KURMACA İLİŞKİSİ
Nitelikli romanların doğrudan birer tarih kaynağı niteliği taşıyabileceğini söyleyen Paternostro, Lev Tolstoy’un Savaş ve Barış eserini örnek gösterdi. Gazeteciliğin edebiyatın bir uzantısı olarak konumlandırılması gerektiğini savunan yazar, bir muhabirin de kurgu yazarı titizliğiyle kalem oynatmasının önemine işaret etti. Çalışmaları sebebiyle son altı aydır İstanbul’da ikamet ettiğini de aktaran Paternostro, Kolombiya’daki pek çok ailenin kökeninin Osmanlı devrine dayandığını ve çocukluğundan bu yana Türk kültürüne aşina olduğunu paylaştı.



