Cuma, 16 Ekim 2026 16.10.2026
9°C
USD 49,42
EUR 55,41
Altın 6.654
Benzin 84,30
Dizel 96,90

Kocaeli Kitap Fuarı’nda edebiyat ve empati buluşması

Kocaeli Kitap Fuarı'nda edebiyatın farklı renkleri buluştu. Söyleşi ve panellerde yalnızlık, empati ve kültürel değerler öne çıktı; katılımcılar toplumsal mesajlarla dolu anlar yaşadı.

Kocaeli Kitap Fuarı’nda edebiyat ve empati buluşması

Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, 9 Ekim 2025 Perşembe günü edebiyatseverleri bir araya getirdi. “Anadolu Mayası” temasıyla düzenlenen fuarda, yazarlar, akademisyenler ve sanatçılar okurlarıyla buluştu. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşen etkinliklerde söyleşiler, paneller, şiir dinletileri ve imza günleri yoğun ilgi gördü.

SÖYLEŞİLER VE PANELLERDE DERİN MESAJLAR

Etkinlik kapsamında “Otelleşen Kentler/Yaşam İçinde Yalnızlığımız” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluşan yazar Özgür Kaleözü, Darıca’dan günümüze uzanan etkileyici bir hikâyeyi konu alan “Ben de Varım” adlı kitabından kesitler sundu. Kaleözü, “İnsanımızın biraz kardelen olmaya ihtiyacı var. Gül olmaya, orkide olmaya çalışmak intiharla eşdeğer. Çünkü kimsenin kimseye baktığı yok. Artık hepimiz birer kardelen olup ‘ben de varım’ demek zorundayız. ‘Ben de varım’ diyebilirsek bu ülkeye daha fazla sahip çıkabiliriz. Çocuklarımızı şiddetten, yasaklı maddelerden, çeşitli sosyal medya platformlarından korursak yeni bir ülkeyi yeniden inşa edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Aynı fuarda Doç. Dr. Levent Vurgun ise “İletişim Çalışmaları ve Empati” konulu söyleşide iletişimde anlamanın ve empati kurmanın önemine dikkat çekti. Vurgun, “Anlamadan anlaşamayız. Birçok insan kendini ifade etmeye ve kendini göstermeye çalışırken muhatabını anlamaktan uzaklaşıyor. Birçok insan aslında empatiyi, kendisini karşısındakinin yerine koymak zanneder ama öyle değil. Empati, önce kendini tanıma sonra muhatabını anlamaya çalışıp uzlaşmacı olmaktır. Biz konuşmanın iletişim olduğunu zannediyoruz. Aslında konuşmak iletişim değil iletmektir. İletişim olması için göz ve gönül teması olması lazım. Değer vermeniz, kulak vermeniz, güven vermeniz lazım. Konuşmanın en önemli anahtarı dinlemektir. Çoğu insan dinlemez, konuşma sırasının gelmesini bekler. Allah, ikiye bir oranında kullanalım diye bize iki kulak bir ağız vermiş. İnsanları yargılamamak gerekir. Çünkü her insanda geçmişin bir gölgesi vardır. İnsanların davranışlarında karanlık geçmişlerinin gölgesini bilmeden yargılıyoruz” dedi.

TÜRK KÜLTÜRÜNDE MERHAMET VE ŞİİRİN YERİ

Yazar Ufuk Işık Şanal ise Süleyman Paşa Salonu’nda gerçekleşen söyleşide “Közleşen Mısralar” kitabından şiirler okudu ve Türk kültüründe mazlumlara yardım etmenin önemine vurgu yaptı: “Önce kendi kültürümüzü ve değerlerimizi sonra dünya değerlerini öğrenin. Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgâr belirler. Çağlar boyunca Türk kültüründe düşkünlere ve mazlumlara merhamet edildi, kucak açıldı, yardım edildi… Şiir sadece bireysel bir ifade değil, aynı zamanda toplumun sesi ve vicdanı, milletin aynasıdır. Şiir yaşarsa millet yaşar.”

Etkinlikte ayrıca Uzakdoğu sporlarından Karate Do’nun ustalarından Hüseyin Karal “Dojo Karate Do Okulu” başlıklı söyleşide gençlere karateyi sevdirmeyi amaçladığını belirtti: “Dojo, okuyucusuna sadece yumruğun gücünü değil, kalbin dinginliğini de keşfetme fırsatı sunuyor.” Çizgi roman uzmanı Ümit Kireçci ise “Yabancı Çizgi Romanlarda Türkler” başlıklı oturumda tarih boyunca çizgi romanlarda yer alan Türk karakterlerle ilgili bilgiler paylaştı.


40birhaber.com sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin