Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, 9 Ekim 2025 Perşembe günü “Anadolu Mayası” temasıyla kapılarını ziyaretçilere açtı. Fuarda birçok ünlü yazar ve şair, söyleşi ve imza günü etkinliklerinde okurlarıyla buluştu. Bu yılın dikkat çeken konuşmacılarından biri olan Yazar Prof. Dr. Gönül Kaya Özbağ, büyük aileden çekirdek aileye geçişin toplumsal etkilerini ele aldı.
ANADOLU MAYASI FUARDA HİSSEDİLDİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği fuarda, yazarlar ve yayınevleri çeşitli etkinliklerle kitapseverlerle bir araya geldi. “Anadolu Mayası” temasıyla gerçekleştirilen fuar, 12 Ekim Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Süleyman Paşa Salonu’nda konuşan Prof. Dr. Özbağ, mutluluğun yalnızca maddiyatla ilgili olmadığını vurguladı. Özbağ, “Mutlu olan insanların antidepresan kullanma oranlarının düşük olduğunu istatistiklerden gözlemliyorum. Antidepresan kullanan ülkeler arasında İzlanda, İngiltere, Amerika, Finlandiya, İsveç gibi refah seviyesi yüksek OECD ülkeleri olduğunu görüyorum. İntihar oranlarına baktığımızda yine aynı ülkeleri listenin başında görüyoruz. Her 10 dakikada bir Amerikan vatandaşı intihar ediyor. Bireyler bu tür toplumlarda kazanma güdüsüyle yetiştirildiklerinde mutluluk paradoksuna yakalanıyorlar” ifadelerini kullandı.
TEKNOLOJİ VE YALNIZLIK ARTIYOR
Prof. Dr. Özbağ, 2024 yılında “kalabalık yalnızlık” kelimesinin yılın kelimesi seçildiğini belirtti ve gençlerin ciddi bir yalnızlık hissettiğine dikkat çekti. “Tüm değerlerini çevrimiçi platformlardan oluşturuyorlar ve aileler de teknoloji hedonizmine kapılıyor. Biz kuşaklar arası çatışmayı değil birlikte yaşamayı başarmıştık. Anneanneler, babaanneler, teyzeler, dedeler birlikte yaşadık. Çocuk sadece anne babasından değil büyüklerinden de terbiye alıyordu. Kalabalık ailelerden daha küçük çekirdek ailelere iyi bir şeymiş gibi evrildik,” dedi.
KALİFİYE GENÇLERİN ÖNEMİ VURGULANDI
Günümüz anne babalarının çocuklarının mutsuz olmaması için onların yerine problem çözmeye çalıştığını belirten Özbağ, “Bunlara helikopter ebeveyn deniyor. İnsan konfor alanından çıktığı zaman olgunlaşır. Sonra da iş insanları gençlerden şikâyet etmeye başlıyor; hemen sıkılıyorlar, istikrar yok, dayanaksız bir nesil yetişiyor diye şikâyet ediyorlar. Biz gençleri iş hayatına yetişmiş ve kalifiye olarak hazırlamamız lazım. Deneme yanılma yoluyla tecrübe kazanmalarına müsaade etmediğimiz için hepimiz bunun sonuçlarına katlanmak durumunda kalıyoruz,” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.


