Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nın son gününde Akçakoca Salonu, hekim, yazar ve düşünür Altay Cem Meriç’in gerçekleştirdiği “Biz Kimiz?” başlıklı programla dikkat çekti. Kalabalık bir dinleyici kitlesinin izlediği söyleşi, Meriç’in samimi anlatımı ve çarpıcı analizleriyle fuarın en çok konuşulan etkinliklerinden biri oldu. Katılımcılar, kimlik, ahlak, eğitim ve çağımız insanının zihin dünyası üzerine yapılan değerlendirmelerle derin düşüncelere sevk edildi.
MODERN EĞİTİMİN SORGULANMASI
Altay Cem Meriç konuşmasına eğitim sistemine yönelik eleştirileriyle başladı. Modern eğitimin bireyi bilgiyle donatmaktan çok, özgüvensiz ve mesleksiz bir profil haline getirdiğini vurgulayan Meriç, “Eskiden hassasiyet noktası olan pek çok şeyi kaybettik. Sert bir fırça eğitimden kalktı. Oysa pek çok insan bilir ki fırça yemeden meslek öğrenilmez. Bugün yirmi iki yaşına gelmiş, hâlâ sabah kalkamayan, tempo koyamayan bir gençlik profiliyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Ayrıca, eğitim tabanının genişlemesinin kaliteyi düşürdüğünü belirterek özellikle mesleki yönlendirmenin yetersizliğine dikkat çekti.
USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİNİN ÖNEMİ
Meriç, bilgiye ulaşmanın yalnızca okul sistemleriyle değil, yaşayarak ve çalışarak kazanıldığını belirtti. “Usta-çırak ilişkisinin eğitimden kaldırılması farklı bir insan türetti. Hiç fırça yememiş, hiç çalışmamış bu insan, yirmi saatlik mesai yapabilir mi?” diyerek disiplinli ve sabırlı eğitimin önemini örneklerle anlattı. “Fırçalama” kavramını bir şiddet aracı değil, eğitimin ciddiyetini simgeleyen geleneksel bir değer olarak tanımladı.
KİTAP VE HATIRATIN GÜCÜ
Söyleşinin sonunda dinleyicilere kitap önerilerinde bulunan Altay Cem Meriç, özellikle hatırat okumanın kişisel gelişim ve tarihî şuur açısından büyük önem taşıdığını vurguladı: “Hatırat, bir insanın omuriliğini okumaktır.” Program boyunca katılımcılar notlar alıp Meriç’e sorular yöneltti. Etkinliğin sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Meriç’e teşekkür plaketi takdim edildi.

